Ajans51.net
Niğde'nin Dünya'ya Açılan Kapısı

10 Bin Yıllık Geçmişe Sahip Niğde

  İç Anadolu Bölgesi’nin “Orta Kızılırmak” olarak adlandırılan kesiminde bulunan Niğde, Asur, Hitit, Firig, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi büyük medeniyetlerin izlerini taşıyan bu tarihi ve kültürel sentezi günümüze kadar korumayı başarabilmiş turizm kentlerinden biridir. Şimdi size Niğde’nin tarihi ve turistik açıdan önemli yerlerinden bazılarını tanıtmaya çalışacağız…

Eski adı Nahita, Nakita ve Nekide olduğu ve 14. yüzyılda Nekide sözcüğünün Arap harfleriyle Nîkde olduğu düşünülen, yaklaşık 10.000 yıllık bir geçmişe sahip olan Niğde’nin tarihi ve turistik yerlerine bir göz atalım. İşte Niğde’nin gezilecek yerleri…

ROMA HAVUZU

Niğde’nin 17 kilometre güneyinde Adana-Kayseri yolunun 1 kilometre solunda Bahçeli kasabasındadır. Roma döneminde Trojan ve Hadrian döneminde M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiştir. Havuz düzgün kesme taş bloklarla inşa edilmiş, dikdörtgen planlı olup, 65 x 22,5 metre ölçülerindedir.

Havuzun altından kaynayan su, oluşturulan kemerler vasıtasıyla Antik Tyana (Kemerhisar) kentine ulaştırılıyordu. 1960 yılında tesadüfen ortaya çıkarılmıştır. Antik havuzun arkasındaki höyükte yapılan kazılardan çıkan geç neolitik döneme ait buluntular müzede sergilenmektedir. Orijinal özelliğini büyük ölçüde korumaktadır.

TYANA ÖREN YERİ VE SU KEMERLERİ

Tyana Ören Yeri Ve Su Kemerleri Antik Tyana örenleri, Bor ilçesi, Kemerhisar kasabasındadır. Ören yeri, Kemerhisar Kasabasının büyük bir bölümünün altında kalmıştır. Roma Havuzunun devamıdır. Tyana Ören yeri I.II. ve III. dereceli arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alınmıştır.

Tarih öncesinden Hititler’in yıkılışına değin pek çok uygarlığa mekân olan Kemerhisar (Tyana), Hititler döneminde Tuwanuwa, Roma’da ise Tyana olarak tanınıyor. Tuwanuwa Geç Hitit döneminin başkentidir. Antik Roma Havuzunun suyunu bu kente taşıyan kemerler I. ve II. asırda Roma İmparatorları Trajen ve Hadriyan tarafından yapılmıştır. Yaklaşık 3 kilometre uzunluğundaki Kemerlerin 1,5 kilometrelik bölümü açıkta, gerisi toprak altındadır.

SAAT KULESİ

Niğde Kalesi’nin eski burçlarından birinin üzerine yapılmış bulunan saat kulesi Niğde’nin sembolüdür. Fakat kitabesi olmadığı gibi hakkında fazla bir bilgi de yoktur. Ancak stil yoluyla 19. yüzyıla tarihlenir. Saat Kulesi kesme taştan, sekizgen kaide üzerinde ve sekizgen gövdeli olarak yapılmıştır. Kulenin kaidesi gövdeden daha kalındır. Bu gövdenin üzeri iki silme ile üç bölüme ayrılmıştır.

 

Bunun üzerinde demir parmaklıklı bir şerefeye yer verilmiştir. Şerefe üzerinde ise köşeleri içeriye doğru kavisli kübik görünümlü bir gövde eklenmiş, bunun üzerine de birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmış dört sütunun taşıdığı bir köşk yerleştirilmiştir. Bu küçük köşkün üzeri de sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Saat kadranı şerefe üzerindeki kübik gövdenin şehre bakan tarafına yerleştirilmiştir.

 

NİĞDE MÜZESİ

Niğde Müzesi üç büyük teşhir salonu, ihtisas kütüphanesiyle, modern konferans ve sergi salonlarıyla, Orta Anadolu’nun en önemli müzelerinden birisi durumundadır.  Yeni müze binası 12 Kasım 1982 yılında ziyarete açılmıştır.

Niğde Müzesi’ne girmeden, ziyaretçileri Geç Hitit Dönemine ait, bazalttan yapılmış, “Hitit Fırtına Tanrısı” yani “Teşup kabartması” karşılar. Bu eser M.Ö. VIII-VII. yüzyılda Orta Anadolu’da hüküm süren Geç Hitit devletlerinden birisi olan “Nahita Krallığı”na ait önemli eserlerden birisidir. Ayrıca, yaklaşık 1000 yıl öncesine ait olduğu sanılan ve 1960’lı yılların başında Ihlara Vadisi’nde bulunan Sarışın Genç Rahibe Mumyası ilgi çekicidir.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.