Ajans51.net
Niğde'nin Dünya'ya Açılan Kapısı

DÜNYADA BİR İLK NİĞDELİ VETERİNERDEN

Kedi ve köpeklerin ameliyat sonrasında ve tedavi süreçlerinde yaralarına temas etmemeli için takmak zorunda kaldıkları ‘’Elizabeth Yaka ‘’ devri nanoteknolojik malzemeyle üretilen medikal ürün sayesinde sona erdi.

Niğde’de üretilen ve AR-GE’si hala devam eden medikal ürün şimdi dünyaya ihraç ediliyor.

İyileşme sürecini hızlandıran ve hasta konforunu arttıran ürün sayesinde kedi ve köpekler adeta nefret ettikleri boyunlukları artık kullanmak zorunda kalmıyor.

Niğde’nin Bor İlçesinde Win-Pet adlı medikal ürünün Ar-Ge çalışmasını yürüten ve ürünün seri üretime geçmesi için de KOSGEB tarafından projesi desteklenen girişimci veteriner hekim Emirhan Yaramancı kir ve leke tutmayan, tamamen yerli malzemeler kullanılarak üretilen medikal ürünün ortaya çıkış hikayesini anlattı.

Geliştirdiği ürün için faydalı model belgesinin yanı sıra uluslararası patent ve endüstriyel tasarım tescilini aldıklarını söyleyen Emirhan Yaramancı  ‘’ Her şey 2006 yılında kliniği ilk açmamızla başladı. Ağır meme tümörleri olan bir hastamıza operasyon sonrasında o günün imkanlarıyla yaptığımız ve kullandığımız Elizabeth yakalığı takıp klinikte bekletme imkanımız olmadığı için evine göndermiştik ama ertesi gün duyduk ki çok zorlanarak yapığımız operasyon heba olmuş. Hastamız hayatını kaybetmek üzere.Hayati tehlikesi var ve kan kaybı yaşıyor.Zorlu ameliyatı tekrar yaptık ve o gün biz kafasına geçireceğimiz Elizabeth yakalığının yerine plastik su şişesinden ilkel bir Win-Pet yaptık. Biz o gün projelerin buralara kadar geleceğini hiçbir zaman farkında değildik,bilmiyorduk. Havalandırma delikleri açarak yaptığımız korseden hastamız çok memnun kaldı ve hayati yaraları 10 gün gibi çok kısa bir sürede iyileşti.’’dedi.

 

Bu vakanın ardından operasyon yaptığı bütün hastalarına aynı yöntemi kullandığını söyleyen Emirhan Yaramancı ;’’ Bütün hastalarımızda biz pet şişeden yaptığımız ilkel Win-Pet’leri kullanmaya devam ettik. Bunun ticarileşebilecek bir ürün olup olmadığını araştırma ihtiyacı hissettik. Patenti olup olmadığına,böyle bir tedavi yöntemi ve ürünün tüm dünyada olup olmadığını araştırdık  ve böyle bir tedavi yönteminin böyle bir ürünün başka hiçbir yerde kullanılmadığını öğrendik ve bunun üzerine süreç başladı, girişimcilik hikayemiz başladı.’’diye konuştu.

Elizabeth yakalı denilen yada klasik yöntem olarak en çok kullanılan yakalıkların hasta üzerinde ciddi depresyon duygularını tetikleyici etkileri olduğundan da söz eden Yaramancı ; ‘’ Anesteziden uyanmışsınız,mideniz bulanıyor,başınız ağrıyor,operasyon bölgesindeki yaralarınız acıyor ve bir de kafanızda bir huniyle uyanıyorsunuz,çılgına dönüyorsunuz.Çıkartmaya çalışıyorsunuz olmuyor ,sahibinize küsüyorsunuz,hayata küsüyorsunuz ,depresyona giriyorsunuz.Her dokunulmasında sizi iğreti ediyor ve anksiyete duygusu gelişiyor ve bağışıklık sisteminiz düşüyor.Bağışıklık sistemi deprese olduğu için de yaraların iyileşmesi gecikiyor. Oysa mutlusunuz herhangi bir sıkıntınız yok o süreci daha kolay atlatıyorsunuz Win-Pet’in en büyük artısı bu.’’dedi.

Geliştirdiği ürünün hastada ameliyat sonraki süreçteki yaşam konforunu engellemediği için iyileşme sürecini hızlandırdığını söyleyen Yaramancı Elizabeth yakaya veya diğer yöntemlere karşı olan arayışlara geliştirilen ürünün çözüm olduğunu söyledi.

Ürünün kumaşının geliştirilmesi süreci içerisinde pet şişeden esinlendiklerini anlatan Yaramancı ; ‘’ Biz Ar-Ge süreci içerisinde,Win-Pet’in kumaşının geliştirilmesi sürecinde  akademik destek aldık ve bu süre içerisinde pet şişenin özelliklerini kumaşa yansıttık. En başta pet şişe kolay kolay yırtılmayan bir ürün,köpekler parçalayamıyorlar bu sebepten biz de kumaşımızın güçlü olmasını istedik bunu başarıya ulaştırdık. Bununla birlikte pet şişe biliyorsunuz istediğiniz kadar su tutun altına su geçirmez bizim kumaşımızda yüzde yüz su geçirmez. Biz Ar-Ge sürecinde ekstra özellikler olarak antimikrobiyellik,antiallerjiklik ekledik,kir ,leke tutmazlık ekledik ve bunların her birisi ürüne katma değer sağladı. Konforu sağlamak adına da saran elastanlık kazandırdık.’’dedi.

Bugün geldikleri noktada ürünün gövde aparatının ticarileştiğini söyleyen Yaramancı kumaşın ve tasarımın AR-GE’sinin hala daha devam ettiğini ve ihracat yolunun açıldığını söyledi.

Bugün artık Dubai’ye ihracat yapıyoruz diyen Yaramancı ; ‘’ Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Kosgeb’e bu manada teşekkürü borç biliyoruz.Verilen Kosgeb destekleri boşa gitmiyor. Avrupa Birliği ülkeleri ile çok ciddi iş görüşmelerimiz de sürüyor.’’diye konuştu.

 

 

 

 

1 yorum
  1. Anonim Diyor

    Çok tebrik ederim. Kedimin kısırlaştırma ameliyatından sonra Elizabeth yaka ile çok zorlanmıştık. Demek ki canlarımız bundan sonra rahat edecek. Tamamen yerli ürün olması gurur verici. Sonsuz başarılar dilerim.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.